5 Haziran 2010 Cumartesi

İtfaiyeci ?

Gökçekız itfaiyeci olacakmış.......
Bizde onları ziyarete gittik................
İlgi ve alakalarından çok memnun olduk.

Gökçe;
Biraz korktu...
Heyecanlandı....
Mutlu oldu....
Bir tek şey hariç...
İtfaiyeci kaskı niye kırmızı değilmiş?
Gökçe kırmızı kask istiyor....
Tekrar bir itfaiye ziyareti daha yapmak şart......
Varsa,
Kırmızı kask bulmak için :))








20 Mayıs 2010 Perşembe

Büyük Dede.

Bu gün, büyük dedemizi,Taner'in dedesini kaybettik.......

Allah rahmet eylesin.

Nur içinde yatsın......

Gökçekız ucundan yakaladı...

Bende 2005 Temmuzundan , bu güne dek....

Torununun çocuğunu görmek....



Kısacık ;birlikte geçirilen hayat dilimleri.......

Gökçe de Mehmet dedesini görebildi....

Gökçekızım bu fotoğraflardan hatırlayacak dedesini.................






















































22 Mart 2010 Pazartesi

31 Aylık Gökçekıza armağan.......

Bu gün orta okuldaki resim öğretmenim İsmail Hakkı Ateş bana bir süpriz yaptı.Benim ilkokul ve ortaokulda yaptığım bu resimleri facebook duvarıma göndermiş. İyiki bu resimleri muhafaza etmişsiniz...Benim elimde ise malesef ...
Çok sevindim ve duygulandım.Teşekkür ederim öğretmenim.Sizin gibi bir resim öğretmenim olduğu için çok şanslıyım.Bana çok şey kazandırdınız...Emek,heyecan ve ödül...Bunların tarifi mümkün değil.Unutulmaz.....


Bu resimleri yaptıktan, uzun bir aradan sonra tekrar görmek .....




Üst sınıflara göstermek için alırdınız.Yada yarışmalara gönderirdik...





Klasik müzik ve resim....
Kalıpları aşmak...
Kazanmak....
Sanat ve hayat....
Çok güzel yıllardı....

Resim yapmaya başlayınca dünya dururdu....
Unuturdum.
Saat kaç?
Unutmak isterdim..
Bunlar benim resimlerim. .
Sen mi yaptın?
-!!!!!!!!!
Benim dünyam.....
Benim dünyam farklı olsun.
Farkı fark ediyordum.
Uzak..

Hayaller.
Kazanmak.
Kazandım..
Hayaller gerçek oldu.
Fark edildi..
Ama hayat....
Resim yapmak yerine matematik çalış...
!!!!!!!!!!
Keşke ara vermeseydim...
Keşke resim yapmayı sürdürebilseydim :((

Şimdi üretkenlik yok ama yinede kopamıyorum...O güzel günler dün gibi sanki.
İzliyorum.
Geziyorum.
Okuyorum...
Birşeyler oluyor..
Umudum var......
Uyansam....
Olacak inşallah...

22 Şubat 2010 Pazartesi

Gökçe 2.5 yaşında.

Canım kızım ,bugün tam 2.5 yaşında...Dans etmeyi ,şarkı söylemeyi ve konuşmayı seven bir kelebek misali cıvıl cıvıl ele avuca sığmayan..




Anneanne-Aferin benim kızanıma.(Gökçe yemeğini bitiriyor)
Gökçe-Anneanne kızan ne demek?
Gökçe-Kızan çocuk demek(cevabı kendisi veriyor)
Anne - Gülüyor

Anne-Gökçe yeleğinin düğmelerini iliklemeliyim.
Gökçe-Anne onlar kopça.
Anne-Tamam düğme de kopçada diyebiliriz.:))))
Gökçe-Hayır kopça.
Anne-Tamam kopça.

22 Ocak 2010 Cuma

Güle Güle...... Ve 29. Ay.....


Gökçe 25 aylık ve Aylin ablası.( Ramazan bayramı.20 Eylül 2009.İstanbul)

Bu fotoraf Gökçe'nin ilk defa birisinden aldığı birşey nedeniyle teşekkür etttiği günün fotoğrafıdır....


_Gökçe; birisinden birşey aldığında ona teşekkür ederim dermisin?

diye bir iki kez Gökçe ile konuşmuştuk ama geri bildirim henüz yoktu ,bu günlerde de pek yok..

( Ramazan bayramı.20 Eylül 2009.)
Aylin ablası kocaman mavi bir ayı verince,

_Aylin'ciğim teşekkür ederim dedi.

Ben hem sevindim ,hemde şaşırdım.

Gökçe birisine teşekkür ediyordu....

Kaydetmek istediğim diğer şey ise;

Gökçe;2 yaşında( 24 aylık) o günlere dair....

Gökçe'nin Elif Şafak'ın 'AŞK' isimli kitabını okurken benimle birlikte okuduklarımı dinlemesi....
Bazı yerleri sezsiz okudum ,duymasını istemediğim kelimeler vardı.Gerçi sesli kitap okumak iyi birşey değil ama kızım koynumda yatıyor beni dinliyordu....
Ona okuduğum kitaplar,dergiler vardı ama benimle hiç okuduğum kitabı bu kadar uzun süre dinlememişti..
5dk.sonra, dinlemez.
10dk. sonra ,sıkılır...
20dk. sonra,.......

Hadi birazdan kalkar diyordum ama nerde..?

Ben okudukça o dinliyordu.İlgiyle....

Bu olay 3 gece arka arkaya devam etti.

Gökçe babasıyla oynarken bende biraz birşeyler okurum yada seyrederim.

Ama Gökçe ısrarla benim okuduğum kitabı göğsümde dinlemek istiyordu...

Dinlerken de mışıl mışıl tatlı rüyalara daldı.

Kitap bitti....

Aynı şeyi diğer kitapları okurken denedim ama Gökçe dinlemek istemedi...?


Gerçekten çok güzel bir kitaptı..

Ara vermeden okuduğum kitaplardan birisi de bu kitap.

Daha sonra bu kitabın etkisiyle Mesnevi ve Şemsi Tebrizi'yi anlatan kitaplar alınacaktı ..
Henüz daha alınamadı.

Elif Şafak'ın 'Siyah Süt'isimli kitabını da okudum...

Okunabilir......

Bitirmeden bıraktığım kitablardan olmadı.

Okumuş olmak için hiç kitap bitiremem.

Sıkıcı gelince bırakırım.

Bu arada yazarın diğer kitaplarını da okumak istiyorum......

29.aya girdiğimiz bu günlerde;

Bu ay 'Meraklı Minik 'dergisinde ;Kutup Ayısı' ile ilgili hikayeleri ilgi ile okuduk ,dinledik ,kartlarımızla oynadık....

Zambak Yayın'larından aldığım davranış serisinde yer alan 6 tane kitapçıktan oluşan ; olumlu davranışların kazanılmasında çok önemli yeri olduğunu düşündüğüm ve gördüğümüz ,çünkü bir süredir bu kitaplardan okuyup ,eğleniyoruz,öğreniyoruz....
Gerçekten çok yararlı...
Bıdık Tavşan ve Tombul Ayı ile olumlu ve olumsuz davranışları öğrenmek çok kolay oluyor...

Güle Güle.....
Gökçe 29 aylık meme emme sefasını noktaladı..
Tabi ki anneside.
. koyduk...
Dile kolay...29 ay.
Gerçekten çok sabrettim.
Kızım için herşeye değer dedim.
Uzun uzun seanslar.
Çoğu zaman ben pes etttim.
Kuzunun ayrılmaya pek niyeti olmazdı.
Emzirirken kitaplar okudum...
Film seyrettim.
İkimiz için ; yavrumla bir arada olduğum çok güzel ve özel olduğunu hissettiğim anlardı.
Küçük insanın büyümesi için annesinin südüne ihtiyacı vardı....
Doya daya 29 ay...
Tam istediğim gibi bir son...
18.aydan sonra geceleri deliksiz uyudun...
Bu arada; kısa süreli yatmadan önce 1 yaşından sonra hazır çocuk sütü içti.Ama fazla vermek istemediğimden bıraktık...
Hazır taze ,güvenli süt alma imkanımız olduğundan 18.aydan sonra inek sütü içti..

24. aydan sonra sadece geceleri emzirdim.


Kademeli bir geçiş oldu.
Arada hastalandığı zamanlarda bu kuralı bozduk.
Su Çiçeği..
İshal....
Domuz gribi olaylarının arttığı dönemlerde korunma amaçlı .Ben aşı olmuştum....
Ama Gökçe olmadı...
Gerçekten süt bu arada ilaç gibi geldi.
Test edip onayladım....
Emzirmenin; çocuğun psikolojisinde, özellikle 2 yaşına geldiğimiz günlerde olumlu ve sakinleştirici etkisi fazlaydı...
Çok yararını gördüm....

Gökçe sen büyüdün artık ...
Bebekler emer...
Bu telkinler olumlu sonuç verdi.
Zamanı da gelmişti.
Ben de 2.5 yaşına kadar düşünüyordum zaten 1 ay az oldu...
Yeter diyenleri dinlemedim.
Onun kararını verecek olan çocuk ve annesi....

Arada ...
_Anne meme...
_Anne memeden süt (bu sabah)
Ağlama yok.
Mızmızlanma yok
.Huzursuzluk yok...
Bende duygulanma yok...
İkimizde hazırız...
Bitti......
Güle Güle.........

2 Aralık 2009 Çarşamba

Meraklı Minik;Gökçe.




Bu günlerde sorular artmaya başladı..


-Anne bu ne?

Elimden geldiğince doğru şekilde cevaplamaya çalışıyorum.
Merağını gidermeye gayret ediyorum.
Kitaplardan ve dergilerden de destek alıyorum.Meraklı minik de bunlardan bir tanesi.
Gökçe için her ay aldığımız, severek birlikte okuduğumuz bir dergi..

Gökçe ile bu sayıda etkinlikleri daha iyi yaptık.
Daha doğrusu 27.ayın gelişimi doğrultusunda yapabileceği şeyler daha da arttığından ,Gökçe yaptı.Yapmaya çalıştı...
Böyle bir derginin olması ;Gökçe için güzel şeyler yapma olanakları sağlıyor...
İlkokul yıllarımda benimde takip ettiğim güzel dergiler vardı...
Milliyet Çocuk.
Türkiye Gazetesi Çocuk Dergisi.
Çocuk dünyasını zenginleştiren ve ona çok şey katan dergiler..
Gökçe de bu güzel dünyada seyirlere başladı...
Yelken açtı...
Yolun açık olsun GÖKÇEKIZ....

22 Ekim 2009 Perşembe

26 .Aydan Esintiler....

26 Aylık, Gökçe.


Güneşli havalarda fırsat buldukça hemen bahçedeyiz ya da parklarda...

Bahçe dışına çıkıp oynamak Gökçe'nin en sediği şeylerden...

Bir anda ortadan kayboluyor.
Ele avuca sığmıyor.
Hızla koşup kaçıyor.Bu huyu hala sürüyor....
Konuşmalar işe yaramıyor...
Özgür kız ...

Ama annenin yüreği ağzına geliyor....
Seninde düşmekten canın yanıyor ama devam diyorsun...

Koş Gökçe,koş bakalım...
Gülerek ,neşe içinde koşuyorsun...

Cıvıl cıvılsın...

_Anne, beni yakala.Yakala beni.

_Arabalar yoldan geçer, anne.

-Araba gelince kenarda durmalıyız...

_Gökçe, kenarda duruyor...

Evet kenarda duruyor ve çoşkuyla arabalara el sallıyor ama sen daha küçüksün yavrum...

Dikkkatli olmalıyız desemde bazı şeyleri kavraman için zamana ihtiyacın var....

Dün gece; uyku öncesi emerken olduğu gibi....(sadece yatarken emiyorsun)

Büyüdün artık:))))))26 aylık oldun......

-Ama ikimizde bırakamıyoruz....

2 yaşından sonra tek seansa düşürmemizde şimdilik yeterli.

İdare ediyoruz..


_Anne kapalı aç.

_Emerken yeterli süt gelmediği için şikayetini böyle dile getirdin...

Gün boyunca ;yediğim kısırdan rahatsız olduğumdan kusmadan
vücüt susuz kalınca ,sütte yok..
Az gelir tabi ki.

Aç demekle açılsa...

Bu kadar basit olsa ...

Nasıl ki 26 ayı devirdik....

Güzelliğin anlamı olur muydu?

Neşeli çocuk.....

Çevresinde bir iki kişi görünce hemen oyun oynamak ister.Gözde yada söyleyebildiği ,oynadığı oyunlar:

-Kutu kutu pense
-Elmamı yerse
-Arkadaşım Gökçe
-Arkasını dönerse

Ama bunu daha çok sevdiğin belli ki dilinden düşürmüyorsun...Ezberlemişsin de..
Kim bilir arkadaşlarınla,yaşıtlarınla (büyük küçük insanlar )kaç kez oynadın?
Doğru da telaffuz ediyorsun.

-Benim bir bebeğim var
-Otur dersem oturur
-Kalk dersem kalkar
-Büzül dersem büzülür
-Süzül dersem süzülür
-Eller şap şap
-Ayaklar rap rap
-Aslan geliyor kaplan geliyor ağzını tut.

Kendinden geçerek oynamanı ,dans etmeni seyretmek harika birşey...
Söylediğin şarkıları duyuncada şaşırmamak mümkün değil....
Ne zaman öğrendin ki birde söylüyorsun...
Legolardan da mikrofon yapmayı öğrenmiş...
Hadise'nin "Evlenmeliyiz" şarkısının ilk kıtası ve
"Limon Çiçekleri" Mustafa Ceceli'nin nakarat kısmını dilinden düşürmüyor.
Yarabbi duy duyur sesimi
Anlamıyor çaresizliğini
Yarabbi....

Popüler müzikler ......
Etkileşim oluyor....

Güzel esintiler devam ediyor.....
Koş Gökçe, koş .......................