28 Mayıs 2012 Pazartesi
26 Mayıs 2012 Cumartesi
Kabalka......
KABALKA...........
Arkadaşlarla kahvaltı için gittik.
Çok güzel ve şirin bir yer.Ege esintileri taşıyan bir mekan.İsmi Kabalka; Lüleburgaz civarında eskiden lokma yerine kullanılan bir kelime.Hala da kullanılıyor...Ben ilk defa duydum.Simit için alka dendiğini biliyordum H arfi olmadan ama lokma için kabalka dendiğini yeni öğrenmiş oldum.Olmayan yerde söyleriz olan yerde değil kendimize göre uyarlarız:))))))))))))
Aslında Edirne Lüleburgaz arası yakın ama yinede faklılıklar yok değil.
Edirnenin yeri ayrı tabii:))))))))
Biz lokma diyoruz ama lezzet aynı....Kullanılan malzemeler yerli olunca yiyeceklerin de lezzeti bu güzelliklere paraler artıyor..Çalışanların ve sahibinin güler yüzü de eklenince hafta sonu yada ne zaman isterseniz çocuklarında rahat edeceği güzel bir kahvaltı mekanı...Restaurant...........
Gökçe de her zaman olduğu gibi kendine yeni arkadaşlar bulmada zorluk çekmedi.........
29 Şubat 2012 Çarşamba
2 Ocak 2012 Pazartesi
Merhaba 2012....)))
Yeni yılı arkadaşlarımızla eğlenerek; güzel bir şekilde kutladık ,
karşıladık....
Bu yıl hepimize hayırlı ve güzel günlere doğru yelken açan bir sene olur inşallah.
Gökçe kendine özgü tavrıyla eğlenmesini bilerek;yeni yıla yeni arkadaşlar da ekleyerek girdi.İnşallah ömrün boyunca kendine güzel insanlar edinmede de enerjin ,hevesin ve kafana koyduğun şeyi gerçekleştirmende gösterdiğin cesaret ve kararlılık artarak devam eder.Bu güzel ve anlamlı mutluluklara tanık olmak gecenin benim için önemini bir kat daha artırdı.:))
Güzel kızım seni çok seviyorum.Yeni yılın ; yeni yılımız kutlu ,umutlu ,mutlu olsun.....
16 Aralık 2011 Cuma
4 Aralık 2011 Pazar
Gökçe'nin Eserleri.............
Elimizdeki atık maddeleri kullanarak okul çalışması için birlikte bir etkinlik yaptık.........Anne ve babanın yardımıyla ama çoğunlukla karışmamaya özen gösterdik kendi tasarımı olsun diye .
Adı Gökçe'nin eserleri:)
Boş saksıyı antep fıstığı kabukları ile süsledik.Şemsiye için ise kırmızı renkteki kemer tokasından aldığım parlak taşaları kullandık.Yeşil mercimekler ise şemsiyenin yağmurları oldu......
Kullanılmayan malzemeri işe yaramaz deyip çöpe atmak kolay,etrafta rahatlıyor ama tekrar başka bir işte değerlendirilme durumları olur diye göz önünden alıp kilere kaldırıyoprum.Zor oluyor ama bence atmak kurtulmak demek.Tekrar değerlendirmek ,geri dönüşüm yapmak herşeye değer şu her şeyi çok çabuk tükettiğimiz zamanlerda.Bu doğrultuda çöpleride cam,kağıt ve çöp diye ayırarak kendimce büyük evrende küçük bir eylemle bir nebzede doğayı korumuş oluyorum:)
12 Eylül 2011 Pazartesi
Yeni başlangıçlar........:))))))))))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)