23 Temmuz 2011 Cumartesi

Küçük dere kenarında piknik.....





Hafta sonu ;sabah erkenden Şaziye'nin telefonuyla cumartesi günü Istranca Dağları eteklerinde yer alan ceviz ağaçları içinde ,yanından küçüçük şirin bir dereciğin aktığı piknik alanına gittik.....
Yeşillikler arasında sakin bir yer.Çocukların doğa ile iç içe ,sarmaş dolaş koşup ; kuş cıvıltılarıyla yarışırcasına doya doya kaynaşıp çoştukları ,ait oldukları doğa analarının kucağında huzur içinde neşeli ,eğlenceli dünyalarına pencere açtıkları güzel bir zaman tünelinde hep birlikte gezintiye çıktık.....Çocuklarla ,çocuk ruhlarmızla.

Gökçe suyu görünce durur mu?Suyun kenarında oynamakla yetinir mi?Çakıl taşlarını suya fırlatmanın yarattığı heyecan,çakıl taşlarının suyla dansnı seyretmesinin verdiği çoşkuyla birleşince kendini soğuk sulara kaptırmaz mı?Kızının bu çocukça eğlence oyunlarını seyreden anne de bi zamanlar bende sularla böyle eğlenirdim deyip kendini dışarıdan su soğuk, üşüyebilirsiniz diyen yetişkin benlik seslerine kulak verir mi?Vermez.
Çocular gibi şendik
Oynadık.
Eğlendik.
Yedik,içtik....
Güzel bir gün daha .....
Gökçeli geçen ömürden, sıcak bir sayfadan esintiler.....

29 Mayıs 2011 Pazar

Gökçe 'nin ilk yıl sonu gösterisi.......



Programdan 3 gün önce haberimiz oldu.Yer sorunu nedeniyle kesin bir tarih yoktu.Bizim için kısa ama onlar için uzun olan bu gösteriye hazırlanıyorlardı..
Heyecanımızın yanında bir de Gökçe'nin burun akıntısıyla beraber gelen öksürüğü bizi üzdü.Keşke....Ama yinede güzel geçti....
Canım kızım ,her şey çok güzeldi.Hepimiz çok sevindik.
Dik dur kardeşim şarkısında dans etti....
Palyaço, şarkısında palyaço olarak gösteri yaptı....
Mantarlar randunda mantar oldu....
Bir küçük kelebek ,randunda papatya oldu...
Denize gidelim mi? şarkısını da tek söyledi...İlk olarak Gökçe sahneye çıkınca bizde şaşırdık.........
Denize Gidelim Mi?
Denize gidelim mi?
Mayomuzu giyelim mi?
Denize gidelim
Mayomuzu giyelim
Şapur şupur yüzelim.

Denize gidelim mi?
Balıkları tutalım mı?
Denize gidelim
Balıkları tutalım
Hapur hapur yiyelim.


Daha nice güzel gösterileririni izlemek kısmet olur inşallah....
Sana ve emeği geçen öğretmenlerine teşekkür ederim.
Seni çok seviyorum.

1 Ocak 2011 Cumartesi

HOŞ GELDİN 2011.........!







Yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl
Bizlere kutlu olsun

Yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl
Sizlere mutlu olsun

Eski yıl sona erdi
Yepyeni bir yıl geldi
Bu yıl olsun mutlu bir yıl
Bu yıl olsun hey hey

Kardeşiz biz hepimiz
Bitmesin hiç sevgimiz
Aramızda dargınlık yok
Aramızda hey hey

Mutlu olsun insanlar
Mutlu olsun tüm evren
Yeni yılda hep birlikte
Yeni yılda hey hey

29 Ekim 2010 Cuma

29 Ekim.Bayramın sesi..



Bu gün 29 Ekim.Cumhuriyet Bayramı..Tören yerine geliyorduk.Davul,trompet,borazan sesleri duyuluyordu....
Gökçe -Anne bayram sesi.
Anne-!!!!!
Gülümsedim.İçimi sevinç kapladı.
Kızımın çocukça bayram çoşkusuna tanık olmanın verdiği neşe ile tören alanına geldik.
Hava biraz soğuk..
Ama içimizdeki bayram sevinci bize yeter ..
Gökçe ,elindeki Türk bayrağını sallayarak bayrama eşlik etti.Yeri geldi alkışladı.
Asker abilerini merakla,ilgi ile seyretti...
Gökçekız ile bir bayramı daha geride bıraktık.
Ama daha önümüzde yapmamız gereken pekçok şey var...

Gökçe, 18 Ağustosta kreşe başladı.Bu şiiri de orada ezberlemiş.


Atatürk yoktu.
Düşman çoktu.
Atatürk geldi.
Düşmanı yendi.
Bu yurdu bizlere verdi.

Bu yurdu bizlere emanet eden Yüce Atam.
Vatanı için canını feda eden binlerce şehidimiz....
Ruhunuz şadolsun...
Emanetini korumak ve bu vatanın geleceği için, ışığında ilerleyen Türk gençleri olarak daha nice 87. yıllara....

17 Ağustos 2010 Salı

Taşınıyoruz.17 Ağustos...



Bizim ki zorunlu olduğu kadar gerekli olan bir ayrılıktı...Zamanı gelmişti...
İlk günleri hatırlıyorum...Yeni taşınmıştık. 07.11.2005 buradaki ilk iş günüm. Evliliğimizin de ilk aylarıydı.İş yeri değişikliği ve hayatımızdaki yenilikler,ilkler.....
Doğa ile iç içe olmayı seviyorum....Böyle yerlerde yaşamak ve aynı zamanda çalışmak gerçekten çok güzel...İnsanın hayatına zenginlik katıyor....Öyle de oldu.
Dinginlik,huzur ve mutluluk..
Ama akan hayat bunların yanında başka şeyleri de getiriyor,sürüklüyor.....
Acı ve kabullenmesi zor şeyler...Her ne kadar kabul etmesi zor olsada zaman herşeyin ilacı diye boşuna dememişler, yaralar kabuk bağlıyor..
22.08.2007.Ağustosun 22sinde mecburi sezeryan oldum. Gökçe doğdu...Güzel olduğu kadar rahat bir hamilelik döneminden sonra;
4.aylardaki kokulara karşı hassasiyeti saymaz isek ve aynı zamanda dışarıda yenilen yemekler yinede fazla dikkate alınacak noktalar yoktu....
Kısa süreli küçük şeyler...Bu kadarı da tuzu biberi :))))
2008 Ocak. Yeni yılın da ilk mesai gününde işe döndüm.İş ve ev aynı binada olunca 4.5 ay sonra çalışmak daha uygun geldi...Süt izinlerimi de istediğim zaman kullanıyordum.Öğlen arası da var.Gökçeyi de istediğim zaman görebiliyordum.Bu kadarını da düşünmedim..
Hayat beni gerçekten şaşırtıyor..!!!
Karamsar değilim ama bazı şeyleri anında yada daha sonra hayretle karşılakmaktan kendimi alamıyorum...
Gökçe ile 3 yaşına 2 ay kalana kadar,(iş yeri değişikliği 14 haziran ) hangi isimle ,standartla nitelendireceğimi bilemediğim güzel bir anne çocuk birlikteliğimiz oldu burada.İsmede gerek yok .
Türkiyem şartlarına göre...?

Acaba alışabilir miyim?
Yapabilir miyim?
Merkeze de yakın derken daha sonradan isabetli bir seçim yapmanın farkındalığının yarattığı huzur ile bu satırları yazarak noktayı koymanın mutluluğu ve biraz da burukluğu içerisindeyim......

Dolu dolu..

Şans..?

Kuzu ile bende yaşadım,büyüdüm..

Yeniliklere kucak açarak ;yaşamak ,varolmak ve öğrenmek....

5 Haziran 2010 Cumartesi

İtfaiyeci ?

Gökçekız itfaiyeci olacakmış.......
Bizde onları ziyarete gittik................
İlgi ve alakalarından çok memnun olduk.

Gökçe;
Biraz korktu...
Heyecanlandı....
Mutlu oldu....
Bir tek şey hariç...
İtfaiyeci kaskı niye kırmızı değilmiş?
Gökçe kırmızı kask istiyor....
Tekrar bir itfaiye ziyareti daha yapmak şart......
Varsa,
Kırmızı kask bulmak için :))