Ne isterse onu yapıyor.Yada yaptırıyor.Gidiyor yada götürüyoruz.Ele avuca sığmıyor..Hadi hayırlısı.
22 Ekim 2008 Çarşamba
Gökçe 14 aylık....
Ne isterse onu yapıyor.Yada yaptırıyor.Gidiyor yada götürüyoruz.Ele avuca sığmıyor..Hadi hayırlısı.
20 Ekim 2008 Pazartesi
Adımlar, bir iki üç.....
Bu hafta sonu güzel gelişmeler oldu.Kuzu bağımsız adımlarının sayısını arttırdı.Odada bir uçtan bir uca gidip geliyor.Ama denge sorunumuz var. Emeklemeyede devam ediyor...Bu arada yürüyüş çalışmalarımız sürüyor..Günün güneşli saatlerinde sokakta yürüyüşler oyun eşliğinde ve çevreyi inceleme ile eğlenceli bir şekilde geçiyor...Kumda,çakıl taşlarıyla oynamayı seven Gökçe, taşları attım deyip,fırlatıyor...Kaldırıma çıkıp, iniyor...Çevredeki köpek,kedi,tavuk,horoz,kuzular ve inekler eğlencemize neşe katıyor.... Hava güzel oldukça yapılan bu gezintiler kızımı çok rahatlatıyor.Eve gelince aç ise yemeğini yiyor,tok ise uykuya dalıyor....
Yürüyüşler sırasında denge tam sağlanamadığından arada ufak kazalar da oluyor...Umarım dengeli yürüşlere geçene kadar bunların sayısı artmaz..Sıyrıklar çoğalmaz...Düşe kalka güzel ,sağlam adımlara;yürüyüşe Gökçekız......
6 Ekim 2008 Pazartesi
Gökçe Bayramda....
19 Eylül 2008 Cuma
Sonbaharda Beyaz Bir İnci Daha...
22 Ağustos 2008 Cuma
Yeni yaşın kutlu olsun kızım....
İlk altı ay sadece anne sütü.Dördüncü ayda dilini çevirme refleksi gelişsin diye kısa bir süre, biraz yedirdik.Baktım kuzu yiyebiliyor altıncı aya kadar bekle dedim.Gökçe'nin emme refleksi kuvvetliydi.Sürekli emmek istiyordu.Uzun emme seanlarımızMeleğim bugün doğum günün..09:15 te gözlerini dünyaya açan Gökçe kızım,annesiyle 09:45 te buluştu.Yarım saatlik(ben kendime gelenene kadar) ayrılıktan sonra beslenmek üzere ; seni ilk kucağıma aldığımda o kadar güzeldin ki,bu Allah'ın bir mucizesi dedim.Ben yatar durumda iken ,emmek için benim hadi kızım mucccc mucc sesimle emmeye başladın..İlk yudum ağzına gelmişti... Zaman işliyor;Gökçe kızım yeni dünyasında hayatının ilklerini yaşıyor.Tertemiz bir sayfa açıldı.Senin ve bizim hayatımızda... Göbek kordonun 9. gün düştü.İlk banyo için hazırlıklar yapıldı.Teyzoş ile birlikte .Teori ile pratik farkı ortada..Beynim bana oyun oynuyor.Acemilik mi desem?Başarılı girişimden sonra ter su içinde kaldık.Aman dikkat edelim derken kendimizi kırdık.Epey de yorulduk..İnsanlara anlatmak daha kolay.Uygulama zor.. İlk altı ay sadece anne sütü.Dördüncü ayda dilini çevirme refleksi gelişsin diye kısa bir süre, biraz yedirdik.Baktım kuzu yiyebiliyor altıncı aya kadar bekle dedim.Gökçe'nin emme refleksi kuvvetliydi.Sürekli emmek istiyordu.Uzun emme seanlarımızda yanımda su,kahve ve kitap oluyordu.Bizim kuzu uzun süre emiyordu.Pes eden ben oluyordum.Onun bırakmaya pek niyeti olmuyordu.. Sabırla emzirmeye çalışıyordum.Emme refleksini tatmin için emzik aldım.İlk saatlerde emen Gökçe, sonraları emziğin yüzüne bile bakmadı.Kauççuk emzik te işe yaramadı.Doğal olanı istiyordu.Gecelerimiz ,gündüzlerimiz birbirini izlerken zaman akıyordu.İlk rahatsızlığımız kapımızı çaldı.Gökçe'nin ateşi 38.8 kadar yükseldi.Ateş düşürücüler ve ılık banyo ile kontrol altında tutulan ateş;diş çıkarabilir diye düşünürken ,döküntülerin ortaya çıkmasıyla Altıncı Hastalık dediğimiz viral bir hastalığa dönüşüp, uçup gitti.Gökçe kızım iyileşti derken bu arada da diş çıkarmanın verdiği huzursuzluklar gece sık sık uyanma ile kendini gösterdi. .Bizim kuzu uzun süre emiyordu.Pes eden ben oluyordum.Onun bırakmaya pek niyeti olmuyordu.. Sabırla emzirmeye çalışıyordum.Emme refleksini tatmin için emzik aldım.İlk saatte emen Gökçe, sonraları emziğin yüzüne bile bakmadı.Kauççuk emzik te işe yaramadı.Doğal olanı istiyordu.Gecelerimiz ,gündüzlerimiz birbirini izlerken ilk önce anne sonra da baba, dede ,anne anne ve hatice demesiyle zaman su gibi akıyordu.
İlk rahatsızlığımız kapımızı çaldı.Gökçe'nin ateşi 38.8 kadar yükseldi.Ateş düşürücüler ve ılık banyo ile kontrol altında tutulan ateş;diş çıkarabilir diye düşünürken ,döküntülerin ortaya çıkmasıyla Altıncı Hastalık dediğimiz viral bir hastalığa dönüşüp, uçup gitti.Gökçe kızım iyileşti dediğimizde, bu sefer de diş çıkarmanın verdiği huzusuzluklar gece sık sık uyanma ile kendini gösterdi.İlk dişini 17 Mayısta ben gördüm.Beyaz bir inci.İnciler bir ,iki ,üç derken çoğalmaya başladı.
Gökçe kızım dünyayı keşfe çıkıyor..Ne bulursa ağzına götüren Gökçe ,31 Temmuz sabahı ilk emeklemesiyle bizi şaşırttı.Şimdi ilk yürüyeceği günü heyecanla bekliyoruz...Çalışmalar ve teşvikler devam ediyor.İnşallah onu da tarihimize önemli notlar arasına düşeriz.
Zaman geldi 1. yaş gününe..Hepimizi bir heyecan kapladı.İlk doğum günü kutlaması için babannesi ve dedesinin yanına İstanbul'a gittik.Amcası ve yengesi de pastayı alıp geldiler.Yeğen Eda da oradaydı.Güzel bir kutlama oldu.Bu günün anısına güzel fotoraflar çekildi ve kamera çekimi yapıldı..Gökçekızım iyiki doğdun...Seninle hayatımız yine yeniden daha güzel ve anlamlı...Hep birlikte daha nice güzel günlere kuzu...Seni çok seviyoruz.
15 Ağustos 2008 Cuma
Gökçe Tatilde
Gökçe'nin denizle tanışması.. Kaputaş plajı..Dünyanın en güzel plajları arasında yer alıyor.Ama öğleden sonra olduğu için, dalgalıydı; kolarından tutarak suya soktum..Ne yazık ki dalgalar o kadar kuvvetliydi ki beni bile yıktı.Gökçeyi tutmakta zorlandık.Gölgelikli simidini yanımızda getirmiştik ama bu dalgada,birden derinleşen denizde güvenli olmadığından kullanmadık.Gökçe kıyıda kollarından tutulu olarak girebildi, dalgalardan fırsat buldukça.Bu arada ufak bir kaza: teyzesi Gökçeyi tutarken dizlerini kanattı.Bizde kumsalda kendi güvenli denizimizi yarattık.Arkama kuvvetli dalgaları aldığımdan Gökçe için güvenli bir alan oluştu.Taner ise bizi karşıdan seyrediyordu.O'nun görevi eşyalarımızı korumaktı..Deniz dalgalı olduğundan girmedi..Güneşe 10 -16 saatleri arasında çıkmadık. Sabahta, kahvaltımız ve Gökçe'nin kahvaltısı derken,havuza girmek daha uygun oluyordu..Önemli tarih,31 Temmuz sabahı :Gökçe'nin kolları uzerinde emeklediği ilk sabahtı.Yatağında bize emekler vaziyette bakıyordu.Hepimiz çok sevindik.Yerde sürünür vaziyette emekleme yerine doğal bebek emeklemesine bırakmıştı.Yürümesi nasıl olacak acaba?
Gökçe için 50 faktörlü güneş kremi kullandığımdan güneş yanığı gibi bir sorunumuz olmadı..Gökçe kızım havuz sefasından memnundu.Havuzdaki diğer ablalar onunla yakından ilgilendiklerinden keyfine diyecek yoktu.Şap şap su ile oyamak çok hoşuna gidiyordu.Gölgelikli simidi ile bizim kontrolümüzde dolaşıyordu....Havuzdan çıkınca evdeki banyo sonrası senaryo yaşandı..Sudan çıkarınca başladı ağlamaya...
Bahçedeki portakal ve limon ağaçları meyye vermişti.Yeşil meyveler Gökçe için güzel,kokulu oyuncaklardı.Ne bulsa ağzına götüren Gökçe ;yeşil limon ve portakalları mis gibi kokularıyla koparmaya ,kemirmeye başladı.Limon ve portakal ağaçları arasındaki bahçe turumuz; kuzu, köpek ,tavuk ve civcivlerini tanıma serüveniyle devam ederken hamakta sallanırken uykuya dalmasıyla son buluyordu.Ben de sallanacaktım ama hiç sallanamadan geri döndük ne yazık..
Gökçe'nin ikinci denizle tanışma macerası Patara kumsalıydı.Türkiyenin en uzun kumsalı.Yine saat 16 dan sonra girdikBurayı daha çok sevdi.Dalga fazla olmadığından denizde çok güzel vakit geçirdik.Gölgelikli simidiyle fazla girmedi daha çok bizim gözetimimizde bizimle girmesi daha eğlenceli oldu.Denizde birlikte olmak eğlenceliydi.Bu durum da onun hoşuna gitmişti.Halinden çok memnun olduğu belliydi.Daha sonra kurulanmak üzere havlusunun üzerine bıraktığım kızım kumlarla oynamaya başladı.Kumları eliyle karıştırıyordu.Ani bir hareketle avucuındaki kumları ağzına götürdü.Şaşkınlıktan ne yapacağımı şaşırdım.Ağzındaki kumları silmeye çalıştık fakat su olmadığından iyice temizleyemedik.Su vardı aslında ama sıcak su ile ne yapabilirdim ki?
Tekne turu için Kalkan yerine Kaş'ı tercih ettik.Oradaki turlar daha güzel yerlere götürüyordu.Doğru bir seçim yapmışız.Tekne adı gibi Akvaryum,denizin üç metre altını görebiliyorduk.Batık kentleri, anforaları seyretmek buradan güzeldi..Birimiz muhakkak Gökçe'nin yanında olduğumuzdan nöbetleşe seyrettik.Tekne turlarının en sevdiğim yanı o güzel mavi koylarda yüzmek.Ama Gökçekızımı güvenlik nedeniyle denize sokmadık.Gölgelikli simidini yanımıza aldık ama...Biraz daha zamanı var ,büyüsün diye karar verdik..Gökçe kızımda etrafı seyretti,hareketli parçalarda tempom tuttu..Trakya kızı olduğu şimdiden beli olmaya başladı.Onunla etrafında ilgilenenler olunca Gökçe de gülücükler dağıtmaya başladı.İnsanların yaraları depreştirdi.Yeğenlerinden ,kardeşlerinden uzak teknedeki tatilcilerin ilgi odağı oldu.Bunda yabancılık çekmemesinin ,insanlarla çok iç içe olmasının etkisi fazlaydı..Herkezle iletişim kuruyordu..Bolca yüzdük.Güzel bir turdan sonra kaldığımz yere döndük..
Güzel ve anlamlı ;kızımızla ilk tatilimizin başı olduğu gibi sonuda geliyordu.Güzel olan herşeyin bir sonu olduğu gibi..Bu gezi de diğer güzel tatilerimiz arasında yer almaya doğru yelken açıyordu..Eskişehire gideceğimiz güzergah üzerinde ilermeye başladık.Uzun yolculuktan sıkılan kızımız için sık sık mola verdik.Salıncaklarda sallandı.Öğlen yemeği için Bozok kasabasında belediyenin alabalık lokantasında mola verdik.Leziz balıklarımızı verken Gökçekızımında öğlen yemeğini yedirdim.Gökçe ağzına ilk defa balık aldı.Balığın tadına baktı.Fena değildi herhalde biraz yedi..
Eskişehire vardığımızda gece 23 olmuştu.Sıcak Akdeniz havasından sonra burası biraz soğuk geldi.Umarım bu hava değişiminden kuzu fazla etkilenmez diye düşündüm..Burası güzel bir şehir.Şehir turumuz çok güzeldi..Rehperimiz Eskişehirli ,arkadaşımız.Porsuk çayı üzerinde güzel köprüler çok hoşuma gitti.Burası basın yayından takip ettiğim kadarıyla dedikleri gibi güzel çıktı..Fotoraf çektirmeyi de ihmal etmedik.Alışverişi de unutmadık:))
Oh be..Nihayet evimizdeyiz.Tatil güzeldi ama insanın evi gibisi de yok..Birdahaki tatile kadar...
11 Ağustos 2008 Pazartesi
Gökçe Tatilde




Gökçe tatile gidiyor..Hazırlıklarımızı tamamladık...Yola çıkabiliriz.Tatilimizin ilk günü yola çıktık.Bizim için önemli bir nikah törenine gideceğiz.Arkadaşımız Özlem'in nikahı.Özlem Taner'in nikah şahidiydi.Bense ,benim için davet etmiştim ama neyse...Soyadı kurbanı olduk.O'nu gelinlikle görünce duygulandım.Çok yakışmış...(yukarıdaki fotoraftaki gelin)Ama onun adına çok sevindim.Umarım mutlu olursun canım..Bizim mutluluğumuza ( tanışmamıza vesile olmuştu :)))) )İstanbul'dan İDO ile karşıya Bursa (Güzelyalı) ya geçtik.Kuzu ile önce etrafı dolaştık.Denizi seyrettik, köpükleri gösterdim ona.Daha sonra dergilere bakarken gözüme tavuk ve horoz oyuncakları takıldı.Dokununca ötüyorlardı..Bu durum Gökçe kızımın çok hoşuna gitti.Oda başladı gülmeye...Etrafındaki görevliler de ilgi ile onu izlemeye başladılar..
